Her geçen gün ülkelerin milli ekonomilerinde tarımsal üretimin ve yarattığı katma değerin kıymeti daha fazla anlaşılmaya başlanıyor. Bazı ürünlerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ikincil kazançlar asıl ürünün önüne geçmeye başladı. Üzüm de bu örneğe uyan tarımsal ürünlerimizden birisi. Dünyada şarap üretilen coğrafya değerlendirildiğinde elverişli topraklarımızın büyüklüğü bizim için bir avantaj teşkil ediyor. Şarap için elverişli ekim alanların genişliği bakımından beşinci sıradayız. Ancak iş gelip de bu üzümden hangi oranda şarap üretiliyor sorusuna dayandığında maalesef çok ama çok gerilerdeyiz.

Fransa ürettiğinin % 97 si, İtalya % 90 ı şarap için kullanılırken bu oran ülkemizde yalnızca % 2 düzeyinde. İş alanları yaratmak için devlet olarak pek çok sektöre aktarılan servet göz önüne alındığında tarımda bu imkanların dikkate alınmayışı çok üzücü. Oysa ellili yıllarda ülkemizde il valisinin görevlerinden birisi eğer bölgede şaraplık üzüm üretimi ve bağcılık varsa bunların denetimini yapmaktı. Şili devletinin büyükelçilerinin görevlerinden birisi de ülkelerinde yetiştirdikleri ve güzel sonuçlar aldıkları Carmenere üzümünü tanıtmak. BU sayede yıllık üretim miktarları arttığı gibi dünyaya yaklaşık iki milyar dolarlık şarap satıyorlar. Bizim şarap ihracatımızı sormak isteyenler için ; yirmi milyon doların altında diyelim ana konumuza dönelim.

Şarap tercihlerinde yeni trendlerden birisi artık yerel üzümlerin keşfi ve bu üzümlerden yapılan şarapların satın alınması. Ancak dünyada bu durum ne yazık ki bizim eğilimimizle örtüşmüyor.
Türkiye’de yerli üzümden şaraba ilgi neden düşüyor. Bunun cevabını Mey İçki Şarap Kategorisi Müdürü Gözdem Gürbüzatik’in Cumhuriyet gazetesinde Özlem Yüzak’a verdiği röportajdan öğrenmemiz mümkün ; “Tüketici etikette uygun fiyata yabancı üzümden şarap gördüğünde onu tercih ediyor. Bu da üzüm seçiminde yerli üzümlerin geri plana itilmesine neden oluyor” diyor. Bir başka zorluk da Diyarbakır ve Elazığ bölgelerinde yetişen ve şarap üretimi için çok uygun olan Boğazkere ve Öküzgözü üzümlerini üreten yerel üreticilerin ürünlerini şarap üretimi için vermek istememeleri.

Şarapta yerel lezzet arayan yabancıların dünyayı araştırıp değişik lezzetler aradıkları günümüzde biz ürünlerimiz toprağa gömüyoruz. Kıssadan hisse, tüketiciler olarak bizlerin de bir görevi var , kendi yerli üreticilerimizin kaliteli yerli üzüm şarapları üretimlerine tercihlerimizle destek olmak. Ne üretim miktarımız ne de yurt dışı pazarlama düzeyimiz ülkemizin kapasitesine yakışmıyor. İnsanı toprağında memnun edip yeterli ekonomik konforda yaşatmadıkça daha da şişmanlaşan kentlerimizin obezite sorununa ”ne kadar vergi gömersek gömelim” bir çözüm bulamayacağız.

Author

Write A Comment