Bursa Köşebaşı restaurantının ev sahipliğinde Vinkara şaraplarının tadımında buluştuk. Şaraptar tadım grubunun ricasını kırmayan kıymetli firma temsilcisi dostlarımız Kemal Şafak ve Serkan Uslu nun anlatımları eşliğinde tadım yaparken Köşebaşı nın gerçekten leziz yemekleri bizlere eşlik etti.

Vinkara şaraplarının firma ismi BAK şarapçılık. Oğuz ve Münevver Gürsel in çocukları olan Bike, Ardıç ve Kağan ın isimlerinden esinlenilmiş, Vinkara ise marka olarak tercih edilmiş. Hikaye 1960 lı yıllara dayanıyor. Oğuz bey in Kalecik te aldığı araziyi yıllar sonra şarap üretimi için; neden olmasın? düşüncesi ile bağ dikmesi ile fitil ateşleniyor. Önceleri Kalecik Karası sonrasında da, Narince ,Öküzgözü, Boğazkere, C. Sauvignon, Merlot, Syrah ile yelpaze genişliyor. Yaşasın ismiyle de son yılların en lezzetli köpüklü şaraplarından birine de imza atılıyor.

Akşamki tadımımızda firmanın beş ürününü değerlendirme şansı bulduk. Gecenin ilki Mahzen serinden bir Narince idi. Narince üzümünden yapılan şarap 2017 yılı olup 14 ay gibi uzun bir süre meşede dinlendirilmişti. Meşenin kesinlikle yormayıp yuvarlaklaştırdığı ve kremamsı bir tat verdiği Narince gayet diri, asiditesi ve alkolu son derece dengeli uzun sayılacak bir bitişe sahip türünün bence en iyi örneklerindendi.

İkinci şarabımız 2016 yılının Kalecik Karası olup meşe görmemiş bir çalışma. Opak yakut renginde alkol asit ve tanen dengesi başarılı dengeli bir çalışma. Bitimi orta olup kırmızı meyveleri hissedebildiğimiz bu şarap somon ile dahi eşleşebilen hafif zarif bir lezzet olarak akıllarda kaldı.

Üçüncü şarabımız ise mahzen serisinden Kalecik Karası 2016 idi. Bu şarap ta gene 14 ay meşede kalmış olup açık yakut renginde ve meyvemsi aromalara sahipti. Tadımda dikkatimizi çeken meşenin bir miktar ön planda kalması oldu. Bu naif üzümün fıçıda sanki daha az bekletilmeye ihtiyacı olduğu düşüncesinde mutabık kaldık.

Dördüncü tadım şarabımız ise bir kupajdı. Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinden oluşan şarabımız tankta bekletildikten sonra şişelenmiş. Diri, asit alkol ve tanen dengesi iyi kurulmuş orta bitişli ve içimi son derece keyif veren bir şarap. Kırmızı meyveleri seçerek fark edebildiğimiz bu güzel şarap akıllarda kaldı. Fşyat kalite performansı olarak da kesinlikle önerilir.

Son şarabımız gecenin de assolisti olan 2014 Boğazkere idi. Bu şarap otuz ay gibi uzun bir süre Fransız meşe fıçıda beklemesine rağmen en küçük bir yorgunluk göstermeyen, çok güzel yuvarlanmış, pürüzsüz orta üst bitimdeydi. Bir yudum daha alma hissini yaşatan parlak yakut rengiyle de herkesin beğenisini kazandı. Siyah kiraz, vanilya, bal, tütün aromalarını gövdesinde toplamış bu baş pehlivan ile her türlü baharatlı soslu kırmızı et yemekleri ve ızgaralar mükemmel uyum sağlar.

Güzel tadım akşamı için dostlarımız Kemal ve Serkan a çok teşekkür ederek benzer Vinkara akşamları için vedalaştık.

Author

Write A Comment