Bursa da güzel bir Eylül akşamında Prodom şaraplarının tadımını gerçekleştirdik. Yıllarca bu firmada çalışan Kaan bey kendi şirketini kurup bu firma şaraplarının  satış ve dağıtımını sürdürmekte. Bize biri sürpriz olmak üzere toplam yedi çeşit şarap getirmişti.

Prodom şarapçılık Atay holding tarafından üretiliyor. Aile ilk işini aslında kömür madenciliği üzerine 1870 yılına dayandırıyor. Mehmet bey şarapla İsviçre de çalıştığı zamanlarda tanışıyor. Sonrasında bu güzel serüven başlıyor. Doğadan madencilikle aldıklarımızı geri vermeliyiz düşüncesiyle onlarca dönüm araziye, zeytin, akasya ve incir ağaçları dikmişler. Hem ticaret hem erozyonla mücadeleyi başlatan bu girişim bu gün şarap ve zeytinyağında çok özel ürünlere kadar gelip dayanmış.

Kaan bey in güzel anlatımıyla tadımını yaptığımız ilk ürün bir Misket idi. Sek olarak işlenmiş bu şarap hem burun olarak son derece zengin hem damak olarak keyifliydi. Asidi yerinde ve bitiminde hafif mineralite ile yanında her hangi bir şey olmadan dahi içilebilecek kalitedeydi.

İkinci şarabımız gene bir beyaz, beyazların kraliçesi Chardonnay.  Denizli Güney bağlarından elde edilen üzümlerden yapılmış, ikinci yılındaki Fransız meşe ile dinlendirilip şişelenmiş. Alkol yeterli serinlik ve bekleme sonrasında sahneden çekilince, minerallite ve meyve zenginliği baş role geçti. Narenciye den gelen çok hafif burukluk ile orta güzel bir bitişe sahip beyazı güçlü beyaz etler ve soslarla gayet güzel eşleştirmek mümkün.

Üçüncü sırada firmanın sofra şarapları statüsünde yer alan ürünü Barudi tadıldı. Syrah ve Merlot üzümlerinden oluşan, bir kupaj karşımıza çıktı. Meşe görmeden doğrudan şişelenmiş bu şarapta alkol asit ve tanen dengesinde , fenolik zenginlik bir miktar geride kalsa da fiyat kalite oranı ve meyvemsi yapısıyla akılda kaldı.

Dördüncü ürün Prodom Cabernet Sauvignon. Alkol asit ve tanen dengesi son derece başarılı kurulmuş, parlak koyu yakut renkte, ipeksi yapı ve orta gövde ile keyifle yudumlandı. Vişne siyah erik yeşil biber ve kenarda meyan aromaları ve orta düzey bitişiyle yanında eşlikçi olmadan dahi keyifle içilebilir bir şarap olarak akıllarda kaldı.

Beşinci sırada bir Bordo üzümü Petit Verdot vardı. Meşesiyle son derece güzel entegre olmuş ve dengeli içimiyle ilk yudumda ününü hak ettiğini herkese gösterdi. Genelde Bordo tarzı üzümlerle birlikte çalışılan bu üzümü tek olarak gayet üst düzeyde çalışmışlar. Güçlü ve yoğun yapılı bu üzümü son derece keyiflli meyvemsi dengeli bir yapıyla son tüketiciye ulaştırma başarısı Prodom un tüm çalışanlarına ait.

Altıncı sırada bir kupaj bizleri bekliyordu. C. Franc, Syrah, P. Verdot üzümlerinden oluşmuştu. Meşede beklediği zaman içinde gayet güzel törpülenmiş ve gereken aromaları alarak zenginleşmiş bu şarapta derinlik ve denge son derece belirgindi. Keyifle içme şansını bulduğumuz bu şarap her türlü soslu güçlü mutfaklara eşlik edecek kaliteyi damakta bizlere hissettirdi.

Son sırada kaan bey in güzel bir sürprizi sunuldu. Rezerv Syrah. Çok az sayıda üretilmiş olan bu şarap firmanın rezerv olarak çalıştığı tek ürünü. Baş pehlivan olarak zaman zaman nitelendirdiğim şaraplara yeni bir çeşidi daha söylemiş olayım.

Bu güzel akşam için Kaan beye ayrıntılı anlatımı ve sondaki sürprizi için teşekkürlerimizi sunarız.

Author

Write A Comment