Archive

Nisan 2019

Browsing

Bursa daki Ramada oteli Çekirge şubesinin ev sahipliğinde Güzel bir Nisan akşamında Barel şarapçılığı konuk ettik. Markanın sahibi Barkın bey ve şarap yapımı sorumlusu Cihan bey in anlatımlarında firmanın son rekoltelerinden altı şarabı tadıp yorumlama şansımız oldu. Şaraplara tek tek geçmeden önce belirtmek istediğim başlıca ayrıntı fiyat kalite performansında son derece yüksek oluşu. Zaman zaman ”tüketici dostu,, dostu terimini duymayanımız yoktur. Barel markası bu kavramla gerçekten özdeşleşmiş gibi.

Bağların yaş ortalaması çok eski olmamakla birlikte on dokuz yıllık parselin de mevcut olduğunu ve bir ürünün bu parselden elde edildiğini de belirtmek isterim.

İlk sırada bir pembe şarap Barel roze C. Sauvignon – Syrah vardı. Bu şarapta karışım oranı % 90 C.S. % 10 Syrah olup, syrah renk vermesi amacıyla altı saat kabuğuyla beklerken C. S. sıkım sonrası derhal ayrılmış. Fıçısız örneklerinden biri Barel firmasının. Fıçı görmemiş olup , % 13 alkol oranına sahip şarabın rengi ise çok özel bir fark yaratıyor. Bakır renginin kristalize tonları gerçekten göz alıcı. Bilmeyen birinin yarı tatlı olarak düşünebileceği kadar meyvemsi ve tatlımsı bir damağı olan şarap Amasya elması ve çileğin harmanından oluşmuş gibi. Tam bu günler için yaz sonuna kadar keyifle yudumlanacak çok başarılı bir örnek.

İkinci sırada tadımını yaptığımız ürün bir varietel olup Merlot şarabı kullanılmış. 2017 yılı olan üretimde alkol % 13,5 düzeyinde olup altı ay medium toasted sıfır olmayan meşe fıçıda eskitilmiş. Rengi parlak canlı bir koyu yakut olup asit alkol ve tanen dengesinde başarılıydı. Asit belirgin olup yıllanma potansiyeli açısından da kesinlikle ümit vaat ediyor. Çok klasik bir merlot bekleyenleri şaşırtacak derecede gövdeli bir terruar Merlot’ u ile karşı karşıya kaldık. İçimi şu an için erken görünmekle birlikte deneyimlemekte yarar var. Alınıp beş yıl rahat rahat eskitilip gelişmesine şahit edilecek güzel bir örnek.

Üçüncü tadım şarabı is firmanın Syrah üzümünden yaptığı bir üründü. % 13,5 alkollu olan bu şarap da benzer meşe süre ve çeşidiyle eskitilip şişelenmiş. Rengi gerçekten cazip ve içmek için harika bir damağa ulaştığını ilk yudumdan itibaren hissettiriyor. Belirgin karabiber notası kahve çekirdeğinin acımsılığıyla çok zarif bir harman oluşturmuş. Güzel bir Syrah örneği olarak kesinlikle önerilir.

Dördüncü sırada ise firmanın Gunn etiketiyle şişeleyip Gün olarak söylediği şarabı tattık. İsim bu parselin gün doğumunda ışıkları ilk alan parsel oluşundan geliyor. Bu haliyle aynı zamanda da hikayesi olan bir örnek. 2017 rekoltesi olan ve yarı yarıya oranlanmış C. S. ve Syrah üzümlerinden oluşmuş bu kupaj altı ay meşede saklanıp dinlenmiş sonra şişeye girmiş. Firmanın belki de en bilinen şişesi. İçimi son derece keyifli ve içim olgunluğuna ulaşmış. Damakta zengin ve orta üst bir bitişle tadılmayı hak ediyor.

Beşinci sırada tadımı yapılan şarap firmanın orta üst segmentte ürettiği bir örnek. Lima serisi olarak adlandırılan bu serinin C. Sauvignon varieteli kesinlikle çok güzel bir netice vermiş. % 14 alkol oranı olan asidi ve taneniyle de dengeli bu şarap sekiz ay kadar birinci ve ikinci el meşe fıçılarda dinlenmiş. Meşenin yuvarlaklaştırdığı bir lezzet harmanını sunması anlamında gövdeli, orta üst bitimi ve bir yudum daha alma isteğiyle akılda kalan bir örnekti.

Son sırada ise firmanın baş pehlivan olarak masalara sürdüğü Rezerv 2017 Cabernet Sauvignon % 15 alkol içeren içimi henüz erken gözdeli güçlü zarif bir örnek. On beş ay Fransız meşede dinlendikten sonra şişelenmiş. Yoğun kırmızı meyvelere fıçıdan gelen füme notalar eklenmeye başlamış Önümüzdeki senelerde bukelerin de gelişmesiyle üst segmentte harika bir kazanım olarak akıllarda kalacak. Karafa alıp en az bir saat havalandırdıktan sonra keyifle yudumlanacak bir şarap olmuş.

Tüm ürünler firmanın sabırlı çalışmasının ve Jan Luc Colin in danışmanlığının ortak bir eseri olarak karşımıza çıktı. Bu üretim ve fiyatlama prensibinin devamı halinde piyasada her geçen gün daha fazla akıllarda kalacağına kuşku duymadığım üreticinin Tekirdağ daki bağlarında konaklama ve yemek eşliğinde tadım da mümkün olacak.

Geceye katılıp anlatım ve paylaşımlarıyla adeta masal gibi bir tadım ortamı yaratan İlhan Olam ve Tekirdağ dan bizleri kırmayıp gelen Barkın ve Cihan beylere teşekkür ederiz.

Bursa Köşebaşı restaurantının ev sahipliğinde Vinkara şaraplarının tadımında buluştuk. Şaraptar tadım grubunun ricasını kırmayan kıymetli firma temsilcisi dostlarımız Kemal Şafak ve Serkan Uslu nun anlatımları eşliğinde tadım yaparken Köşebaşı nın gerçekten leziz yemekleri bizlere eşlik etti.

Vinkara şaraplarının firma ismi BAK şarapçılık. Oğuz ve Münevver Gürsel in çocukları olan Bike, Ardıç ve Kağan ın isimlerinden esinlenilmiş, Vinkara ise marka olarak tercih edilmiş. Hikaye 1960 lı yıllara dayanıyor. Oğuz bey in Kalecik te aldığı araziyi yıllar sonra şarap üretimi için; neden olmasın? düşüncesi ile bağ dikmesi ile fitil ateşleniyor. Önceleri Kalecik Karası sonrasında da, Narince ,Öküzgözü, Boğazkere, C. Sauvignon, Merlot, Syrah ile yelpaze genişliyor. Yaşasın ismiyle de son yılların en lezzetli köpüklü şaraplarından birine de imza atılıyor.

Akşamki tadımımızda firmanın beş ürününü değerlendirme şansı bulduk. Gecenin ilki Mahzen serinden bir Narince idi. Narince üzümünden yapılan şarap 2017 yılı olup 14 ay gibi uzun bir süre meşede dinlendirilmişti. Meşenin kesinlikle yormayıp yuvarlaklaştırdığı ve kremamsı bir tat verdiği Narince gayet diri, asiditesi ve alkolu son derece dengeli uzun sayılacak bir bitişe sahip türünün bence en iyi örneklerindendi.

İkinci şarabımız 2016 yılının Kalecik Karası olup meşe görmemiş bir çalışma. Opak yakut renginde alkol asit ve tanen dengesi başarılı dengeli bir çalışma. Bitimi orta olup kırmızı meyveleri hissedebildiğimiz bu şarap somon ile dahi eşleşebilen hafif zarif bir lezzet olarak akıllarda kaldı.

Üçüncü şarabımız ise mahzen serisinden Kalecik Karası 2016 idi. Bu şarap ta gene 14 ay meşede kalmış olup açık yakut renginde ve meyvemsi aromalara sahipti. Tadımda dikkatimizi çeken meşenin bir miktar ön planda kalması oldu. Bu naif üzümün fıçıda sanki daha az bekletilmeye ihtiyacı olduğu düşüncesinde mutabık kaldık.

Dördüncü tadım şarabımız ise bir kupajdı. Öküzgözü ve Boğazkere üzümlerinden oluşan şarabımız tankta bekletildikten sonra şişelenmiş. Diri, asit alkol ve tanen dengesi iyi kurulmuş orta bitişli ve içimi son derece keyif veren bir şarap. Kırmızı meyveleri seçerek fark edebildiğimiz bu güzel şarap akıllarda kaldı. Fşyat kalite performansı olarak da kesinlikle önerilir.

Son şarabımız gecenin de assolisti olan 2014 Boğazkere idi. Bu şarap otuz ay gibi uzun bir süre Fransız meşe fıçıda beklemesine rağmen en küçük bir yorgunluk göstermeyen, çok güzel yuvarlanmış, pürüzsüz orta üst bitimdeydi. Bir yudum daha alma hissini yaşatan parlak yakut rengiyle de herkesin beğenisini kazandı. Siyah kiraz, vanilya, bal, tütün aromalarını gövdesinde toplamış bu baş pehlivan ile her türlü baharatlı soslu kırmızı et yemekleri ve ızgaralar mükemmel uyum sağlar.

Güzel tadım akşamı için dostlarımız Kemal ve Serkan a çok teşekkür ederek benzer Vinkara akşamları için vedalaştık.

Akhisar da üretim yapan şarap üreticisinin kendi bağlarında yetiştirdiği C. Sauvignon- Merlot- Syrah üzümlerinden yaptığı % 13,9 alkollü güzel bir kupaj şarap.

Şişeyi açarken altı yıllık bir şarabı açtığımı unutmadan mantarın hasar görmemesine  mümkün mertebe dikkat ediyorum. Şarap mantarda yürümeye başlamış. Hafif rutubet kokusu gelmekte. Endişe ile şişenin içini kokluyorum TCA konusunda emareler var ancak çok detayda.

Renk kiremit röflelerin çok hakimiyetinde değil. Renk yakut  ve hala berrak. Yılına göre yorgunluk işareti vermiyor. Burun altı yaşa rağmen meyvemsiliğini korumuş. Kırmızı meyvelere eşlik eden karanfil hafif tatlı notalar geliyor. Alkole yaslanmamış hala fenolik dokusunun varlığı güzel. Orta damakta reçelimsi lezzetler tütün ve bal harmanı mevcut. Bitimi orta düzeyde, içimi son derece keyifli kolay bir şarap olmuş. Metro gros marketlerde aynı yıl şişeleri satışta. Merak edip bir hafta sonra bir başka şişeyi mantar kontrolü için açtığımda tablo aynı. Ellerinde Kastro Tireli , 2013 Peri bulunanların artık bekletmeden açıp keyifle yudumlamalarını öneriyorum. Fşyat kalite performansından kesinlikle memnun kalacaklardır.